Thursday, November 24, 2011

Sipsak Yemekler Serisi : Sulu Kofte

Bu aralar hastasi oldugumuz yemegimiz, Kevin'in tabiriyle "soup".
Evsen'den fikri ve tarifi aldigim gunden beri 3 kez pisirdim afiyetle yedik.
Gecen haftasonu da kofteleri minik minik yuvarlayip buzluga attim (fikir yine Evsen'den)
Boylece haftaici aksamlari bizi kurtaracak sipsak yemeklerimizden ilki hazir oldu.

Buzluga attigim minik kofteleri yaptigim tarifi veriyorum, baya baya 3 pisirimlik oluyor, iki kisi oldugunuzu farzediyorum tabi :)

Kofteler icin:
Yarim kilo kiyma
1 adet sogan / rendesi makbul
1 kahve fincani pirinc
1 kahve fincani ince bulgur (Anneciimin tavsiyesi)
1 yumurtanin aki
Yarim demet maydonoz
Tuz, karabiber ve diger sevdiginiz baharatlar

Akabinde ve detayinda eklenecekler
1 adet orta boy patates
Isterseniz yarim su bardagi bezelye, maksat renk olsun

Suyu icin
1 yemek kasigi yag
2 yemek kasigi salca
Kafaniza gore su (burda tencerenin boyutu, yemegin suyunu ne kadar sevdiginiz devreye giriyor, ben 6 bardak su koydum)

Terbiyesiz seyler yemem diyorsaniz
1 yumurtanin sarisi
Yarim limon


Simdi gelelim tarifime. Once yarim kilo kiymayi koydum bi kabin icine efenim. Uzerine sogani rendeledim, pirinci ve bulguru guzelce kontrol edip yikayip attim icine. Maydonozu ince ince kiydim. Uzerine yumurtanin sarisini kenara alip, akini ilave ettim. Tuz karabiber ve kekik koydum biraz. Yumurtanin aki bi cesit yapistirici etkisi yapiyor, bu malzemelerin hepsini birbirine yapistiriyor. Sarisinin da uzerine yarim limonu sikip kenara ayirdim, sonra terbiyede kullanmak uzere.. Yaklasik 4-5 dakika yogurduktan sonra findik buyuklugunde parcalar koparip tepsiye dizmeye basladim. Ilk tepsi bittiginde buzluga koydum hemen o sekilde, kendi kendilerine donsunlar, sonra posette birbirlerine yapismasinlar diye. Bu esnada unlamak da diger bir yol olabilir. Unun icinde silkelediginizde, iyice una bulanip birbirlerine yapismiyor keratalar.
Ilk tepsidekiler buzluga girdiginde ben ikinci tepsiye basladim. Bu kismi biraz eziyet gibi oluyor, minik minik yuvarla et bilmem ne. Zahmetli is. Ama degiyor soyliyim. Ikinci tepsiyi buzluga koymadan once ilk tepsiyi cikarip tikir tikir olmus minik kofteleri posete koydum, agzini sikica baglayip havasini alip buzluga yeniden yerlestirdim. Ikinci tepsiyi de buzluga koydum.
Ucuncu ve o gun yenilecek olan kofteleri yapmaya basladim hemen. Koftelerin hepsi bittiginde, una buladim ve ekstra unu silkeledim uzerlerinden.
Yemegi pisirecegim tencereye biraz yag koydum, bir yemek kasigi kadar, uzerine salcayi koydum, biraz da tuz. Bunlar eriyip birbirleriyle kardes olduklarinda, kettle'da kaynattigim sudan ilave ettim. Bir tasim kaynamaya biraktim.
O kaynarken, buzlukta titremeye baslamis olan ikinci tepsideki kofteleri de posete koyup buzluga yerlestirdim.
Bir tane patatesi kup kup dogradim. Kaynamis olan salcali suya yavas yavas kofteleri atmaya basladim. Ufak ufak da karistirdim, butun kofteler suya girdikten sonra, dogradigim patatesi ekledim.
Patatesler pisene kadar bekledim, birkac kez de koftelerin tadina baktim ne alemdeler diye.
Hersey pistikten sonra sira terbiyeye geldi.
Terbiyesiz koftelerin yanlarindan ufak ufak limonlu ve yumurta sarili karisimdan dokmeye basladim, ayni anda nasil karistiriyorum ama yemegi oyle boyle degil.
Bir tasim da bu terbiyeyle beraber kaynatip ocaktan aldim. Bitti de gitti. Aha bu kadar da basit. Yazarken daha cok yoruldum diyebilirim.

Buzluktaki kofteler icin yapilacak sey daha basit, eve geliyosun, salcali su yapiosun kaynatiosun kofteleri patatesleri atiosun yine ayni usul. terbiyeyi dokuyosun bitti gitti.

Hadi afiyet olsun pitirciklarim.

Special Thanks to my dear Evsen'ciim.